T.C. Diyarbakır Müftülüğü

 

English French German Italian Portuguese Russian Spanish
 

Ana Menu |

   Bugün : 

 

 
Tarihi Cami ve Medreseler / Tarihi Camilerimiz

DİYARBAKIR’DA BULUNAN TARİHÎ CAMİLER

Müslümanların cemaat halinde ibadet ettikleri mekânlara cami denir. Kur’ân ve Sünnet’te cami, mescid kavramı ile ifade edilmiştir. Mescid ise secde edilen yer demektir.

Yeryüzünde ilk yapılan mescid, Mekke’deki Mescid-i Haram’dır. Hz. Muhammed (s.a.v)’in ilk yaptığı mescid ise Medine yakınındaki Kuba Mescidi’dir. Bundan sonra da Mescid-i Nebevî inşa edilmiştir.

Kur’ân-ı Kerim ve Hadis-i Şerif’lerde camilerin inşası, bakım ve temizliğine oldukça önem verilmiştir. Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe îman eden, namaz kılıp zekât veren ve sadece Allah’tan korkan kimselerin imar edeceği, Allah için bir mescid bina edene Allah’ın da o kimse için cennette bir köşk bina edeceği, buna mukabil Allah’ın mescitlerinde Allah’ın adının anılmasına ve mescitlerin harap olmasına çalışanların en zalim kimseler olduğu bildirilmiştir. Ayrıca camilerde sadece Allah’a ibadet edilmesi, camilere güzel-temiz elbiselerle gidilmesi ve camilerin temizlenmesi, Allah’ın emridir. Namazlarını camide cemaatle kılan Müslüman ise yirmi yedi kat daha fazla sevap kazanır.

Diyarbakır, cami ve mescitler bakımından oldukça zengin bir kenttir. Ulu Cami, Hz. Ömer Camii, Nebî Camii, Safa Camii ile birlikte Hoca Ahmed, Şeyh Mutahhar, Lala Bey, Şeyh Yûsuf, Fâtih Paşa, Hüsrev Paşa, Ali Paşa, İskender Paşa, Behram Paşa, Melek Ahmed Paşa, Defterdâr Nasuh Paşa ve Kurt İsmail Paşa Camileri Diyarbakır’ın en önemli tarihî camileridir.

Diyarbakır`da 16. yüzyılda inşa edilen yapılardan, Mimar Sinan`a (ö. 966/1588) atfedilen altı eser, Ali Paşa, Behram Paşa, İskender Paşa ve Melek Ahmed Paşa Camileri ile Ali Paşa Medresesi ve Özdemiroğlu Osman Paşa Türbesi’dir.

18/639’da Âmid/Diyarbakır’ın fethi sonrası kiliseden camiye çevrilen Ulu Cami, en kapsamlı onarımı Selçuklular döneminde gördüğü için Selçuklu eserleri arasında sayılmaktadır. Şeyh Matar Camii, Lala Bey Camii ve Nebi Camii Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkmenlerinin hayrâtıdır. Fatih Paşa, Hüsrev Paşa ve Ali Paşa camileri ise Osmanlı dönemi eserlerindendir.

Günümüzde, Diyarbakır camilerinden Nebi Camii, Safa Camii, Hüsrev Paşa Camii ve Melek Ahmed Paşa Camii’nde “Osmanlı Çini”leri bulunmaktadır.

Eski bir bilim kültür merkezi olan Diyarbakır`da camilerin yanı sıra medrese mimarisinin de güzel örneklerine rastlamak mümkündür. Bunlardan bazıları günümüze ulaşmamış olsa da Zincîriye, Mesûdiye, Ali Paşa, Muslihüddîn-i Lârî, Hüsreviyye, (Çeteci) Abdullah Paşa ve Hatuniye Medreseleri ayakta kalan örnek eserlerdendir.

Bu bölümde, Diyarbakır şehir merkezi ile birlikte ilçe ve köylerde bulunan tarihî cami ve medreseler hakkında bilgi sunulması hedeflenmiştir.

1. ALİ PAŞA CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnâmesi’nde Diyarbakır’ın önemli camileri arasında saydığı Ali Paşa Camii, Mardin Kapı ile Urfa Kapı arasında aynı adla anılan mahallede, surlara yakın cadde kenarında bulunmaktadır. Diyarbakır’ın 6. Osmanlı Valisi Hadım Ali Paşa’nın isteği üzerine 1534–1537 yılları arasında yapılmıştır. Hadım Ali Paşa Diyarbakır’da 1534–37 yılları arasında görev yapmış, Mısır valisi iken 1560 yılında orada vefat ederek Karâfe Mezarlığı’na defnedilmiştir. Külliye şeklindeki yapılar topluluğundan oluşan tek kubbeli caminin doğusunda Şafiîler kısmı, batısında medrese, kuzeydoğu yönünde ise dikdörtgen planlı “zikirhâne” bulunmaktadır. Caminin kuzey yönünde eskiden bir de hamam bulunduğu bilinmektedir. Ali Paşa Camii’nin “Şafiîler Kısmı” ise bir hayırsever tarafından 1769–1770 tarihleri arasında eklenmiştir. Mimar Sinan’ın eserleri arasında sayılan caminin iç duvar eteklerini kaplayan altıgen mavi renkli çinileri enfestir. Ses akustiği de ses cihazı kullanmayı gerektirmeyecek şekilde harikadır. Ali Paşa Camii’nin vakfiyesi günümüze ulaşmamıştır.

Ali Paşa Camii/Merkez Sur İlçesi

Birçok tamir geçiren cami, son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğünce, Aralık 2008 tarihinde onarılmıştır. Günümüzde zikirhâne bölümü, kış döneminde akşam, yatsı ve sabah namazlarının kılınması ve imam odası olarak kullanılmakta, enine planlı ve iki sahınlı medrese bölümü (Bkz. Ali Paşa Medresesi) ve Şafiîler kısmı bugün kullanılmamaktadır.

Orhan Cezmi Tuncer, Ali Paşa Camii’nin mimari yapısı hakkında şu değerlendirmelerde bulunmaktadır: “Ali Paşa Camii tek kubbeli ve kare planlıdır. Son cemaat yeri aynı yükseklikte ve açıklıkta beş eşit kubbeden meydana gelir. Son cemaat yerindeki bütün kemerler birbirinin aynı olup iki merkezlidir. Giriş kapısı basık bir kemerle kapatılmış olup, yanlarında şekilleri olan sivri kemerli bir niş içindedir. Cami; 14.45x14.45 m. boyutunda olup, doğu ve batıya üçer, kuzey ve güneye ikişer penceresi vardır. Pencere dış sövelerinde orijinal demir parmaklık ve doğramalar, iç sövelerinde çok güzel geçmeli ahşap kapakları vardır. Ahşap pencere kapakları da sözü edilmeye değecek kadar güzeldir. İyi bir malzeme, temiz işçilik, mükemmel teknik bu sanat eserlerinin asırlarca durmasını sağlamakta, ruhu okşamaktadır. Pencere kapaklarında; dört kare tabla, iki kare tabla ve ortasında bir dikdörtgen tabla, tek tablalı düzenlemeler denenmiş ve seren ile kayıtlar incecik döğme demir kenetler ile birbirine bağlanmıştır. Minberlerde de kullanılan bu demir bağlantılar çok güzel ve ilginçtir.

Ali Paşa Camii

Kubbe dört tromp ile dört yalancı kemere taşıtılmıştır. Dört ana yöndeki yalancı kemerler duvarlardan 11 cm. çıkıntı yapar ve tromp kemerlerinin oturduğu üçgen ayaklarla birlikte yere kadar iner”.

Foto 39

Ali Paşa Camii şadırvan ve zikirhâne

Mihrap dıştan dışa 3,39x4,61 metrelik bir yüzey kaplar. Bir sıralı çevre mukarnaslarını, içeriden mihrabiyeli ve daha sonra geometrik desenli çerçeveler ters (U) şeklinde sarar. Günümüzde aşırı boyamalar nedeniyle süsleme özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiştir.

Foto 31

Ali Paşa Camii Şafiîler Kısmı

Siyah abanoz ağacından yapılmış oranlı ve süslü minber camii adeta süsler. Geçmelerdeki temiz işçilik ve oranlar ruhu okşamaktadır.

Caminin duvar eteklerini, yüksekliği 1.06 m gelen nefis çiniler dolaşır. Mavi, mor ve beyaz renkler kullanılmıştır. Altıgen çiniler, altı köşeli mavi renkli bir yıldızın çevresindeki altı adet mor renkli altıgen ile bezelidir. Altıgenlerin çevresindeki bir alttan bir üstten geçen ince beyaz şeritler çinileri de birbirine bağlar. Üst ve altta, yükseklikleri 10 cm olan, yüzleri çiçeklerle bezeli çiniler vardır.

Ali Paşa Camii mihrap ve minberi

Diyarbakır`da, cami beden duvarlarından yükselen minare yoktur. Behram Paşa ve Ulu Cami`de olduğu gibi gövdeye yapışık olanların yanında, Melek Ahmet, Şeyh Mutahhar, Nebi ve Safa (Parlı) gibi camilerde de minare gövdeden ayrı bir yerde tek başına yükselir. Hadım Ali Paşa Camii’nde de minare, caminin kuzeydoğudaki çıkıntısından 2.63 m. açıktadır.

Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında “Hadım Ali Paşa Camii Şafiiler Kısmı ve Şadırvanı” adı ve 21.00.01/008 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

Foto 33
Ali Paşa Camii iç görünüm ve çini süslemeleri

Arsa alanı 520 m², cami alanı 240 m², cemaat kapasitesi 400 kişi olup antika mihraba sahip Ali Paşa Camii’nin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Cami, 1981 ve 2004 yıllarında, son olarak da 2008 yılında onarım görmüştür.

2. ARAP ŞEYH CAMİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Arap Şeyh Camii, Diyarbakır`ın güneydoğusunda, Arap Şeyh Mahal­lesi, Yıkık Kaya Sokağında bulunmaktadır.

Orhan Cezmi Tuncer, Arap Şeyh Camii’nin mimari yapısı hakkında şu değerlendirmelerde bulunmaktadır: “Batı yöndeki kapıdan giril­diğinde harim kitlesi kuzeyinde hazirenin yer aldığı dar bir aralıktan avluya geçilir. Sağda yanları sa­ğır tutulan 3 kubbeli son cemaat yeri, avluya, 2 monolit ko­lon ve ince yonu 3 bazalt kemerle yansır. Kubbeleri ba­sıktır. Eksende yer alan 1.20 m. enindeki harim girişinin önünde, lentolu ve 25 cm. derinliği olan bir girinti vardır.

Arap Şeyh Camii/Merkez Sur İlçesi

Yanlarındaki, içi dışı yığma söveli, lentolu, demir par­maklıklı 2 pencere harime açılır. Kıble duvarında eksende 96 cm. eninde, yarım sekizgen plânlı sade bir mihrap ile bu­nun yanlarında, içi dışı yığma söveli, lentolu birer pen­cere vardır.

Haziredeki başucu taşları (şâhide) 18.-19. yüzyıl Os­manlı eseri görünümündedir. Yapının herhangi bir yerinde tarih tespit edilememiştir. Avlu kuzey ya­kasında kümbet şeklinde bir türbe bulunmaktadır (Bkz. Arap Şeyh Türbesi). Genel olarak Arap Şeyh Camii’nin özgünlüğün­den pek çok şey kaybettiği söylenebilir. Vakıflardaki kay­dına göre, Diyarbakır`ın 71. Osmanlı Valisi Kara Mustafa Paşa 1654 yılındaki bir yıllık görev süresi içinde bu camiyi yaptırmıştır”.

Foto 36

Arap Şeyh Camii iç görünüm

Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında "Arap Şeyh Camii, Şadırvanı ve Haziresi"adı ve 21.00.01/029 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır. Ayrıca Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından “Arap Şeyh Camii ve Türbesi” adı ve 19.01.1980 tarih ve A/2082 sayılı kurul kararı ile tescillenmiş ve korumaya alınmıştır.

Arsa alanı 790 m², cami alanı 440 m² ve cemaat kapasitesi 700 kişi olan Arap Şeyh Camii’nin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir.

3. BEHRAM PAŞA CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Diyarbakır camilerinin en görkemlilerinden olan Behram Paşa Camii, Diyarbakır`ın güneybatısında Melik Ahmet Paşa Caddesi, Ziya Gökalp Mahallesi’nde bulunmaktadır. Taçkapı’daki inşa kitabesine göre Diyarbakır’ın 13. Osmanlı Valisi Behram Paşa’nın emri ile 1564 tarihinde yapımına başlanmış ve 1572 tarihinde inşası tamamlanmıştır. Aynı tarihte caminin hemen bitişiğine bir de medrese inşa edilmiştir. Bu çalışmalar için Behram Paşa’nın Diyarbakır ve Malatya’daki bütün emlaklerini vakfettiği bilinmektedir. Cami, Mimar Sinan’ın eserleri arasında sayılmaktadır.

Foto 37

Behram Paşa Camii

Diyarbakır’daki Osmanlı dönemi camilerinin en güzel ve en görkemli örneğini teşkil etmektedir. Caminin giriş kapısının üstündeki sağ ve sol sahanların ters düzeninin bugünkü inşaatlarda kullanılan modern sıkıştırma usulünün günümüzden 400 sene önce taş inşaatına uygulanması suretiyle yapılması bilim adamlarının dikkatini çekmekte ve takdirini kazanmaktadır.

Behram Paşa Camisi tamamen kesme taşlardan yapılmış tek kubbeli, kare planlı bir yapıdır. İlk bakışta tek kubbeli basit bir yapı gibi görünmekte ise de, Diyarbakır`ın özellikle taş işçiliği yönünden zengin yapıları içinde, başlı başına bir yer tutmak­tadır. Ayrıca tek kubbeli camiler içinde, tek kubbeli bir alanın nasıl zenginleştirileceği konusunda da somut bir örnek teşkil etmektedir. Cami de tek kubbeli bir mimarî içinde denenebilecek her şey denenmiştir. Her duvara duvar ayağı diyebileceğimiz ikişer çıkıntı yapılmış, kubbe duvarlara değil, bu ayaklara oturmuştur.

Sakıflı son cemaat yeri, aynı üslûpta yapılmış, önündeki şadırvanıyla, sütunlu bir saray girişini anımsatmaktadır. Asıl son cemaat yeri beş kubbelidir. Ortadaki kubbe diğerlerinden daha yüksek ve içerden kaburgalıdır. Bunun önündeki eğimli çatıyla örtülü ikinci son cemaat diyebileceğimiz kısım da, bir sıra siyah bir sıra beyaz taşlardan yapılmıştır. Taç kapı bir sanat eseridir.

Ana girişin sağ ve solundaki sütunlar, özellikle süslenmiştir. Bunlarda da siyah-beyaz taş sıraları devam et­mekte, tam ortalarına rastlayan kısımlarda, örgü şeklinde bir süsleme dikkati çek­mektedir.

Caminin bütün duvarlarını alttan belirli yüksekliğe kadar karakteristik 16. yüzyıl İznik Çinileri süslemektedir. Harimde duvar etekleri, eyvanlar da dâhil mavi renkli, karanfil desenli, büyük boyutlu kare çinilerle kaplıdır. Harimin kuzey duvarı eyvanlarının taştan düz tavan örgüleri bir teknik gösteridir. Pencerelerinin demir parmaklıkları ile dövme lokmaları da oldukça özenlidir.

Foto 38

Foto 39

Behram Paşa Cami son cemaat yeri ve giriş kapısı

İç görünüş olarak cami, altta ve onun üstündeki galeri kemerleriyle düz duvar görünümünden kurtulmuş, alttaki küçük çinili mihrapçıklarla daha zengin bir görünüş kazanmıştır. Kubbeye geçiş tromplarladır. Trompların duvarlara binen ayakları mukarnaslarla süslenmiştir. Mukarnaslarında çok üstün bir plastiklik vardır. Cami ilk bakışta biraz basık görünüşlüdür. Fakat duvar ayaklarından elde edilen kemerli nişler, bunun üstündeki mahfil kemerleri, bu basıklığı biraz olsun gidermektedir.

Foto 40

Foto 41

Behram Paşa Camii şadırvan, minaresi ve son cemaat yeri

Behram Paşa Camii planını, Mimar Sinan daha önce, İstanbul`da Yenibahçe`deki Bali Paşa Camii’nde ve Silivrikapı Hadım İbrahim Paşa Camii`nde uygulamıştır. Topografyasının getirdiği değişiklikler dışında bu iki plan hemen hemen birbirinin eşidir. Boyutları da birbirine çok yakındır. Sıra Diyarbakır`a gelince, Mimar Sinan bir adım daha ileri atar. Güney duvarı iki ucuna birer çilehane tasarlar. Mahfil merdivenleri, kuzey duvarı girişi 2 yanına ve yan duvarların güney uçlarındadır. Minare, harimden ve son cemaat yerinden daha batı açığa alınır. Üçüncü boyut, kitleyle dengesi açısından bunu zorunlu kılmış gibidir. Taçkapı’daki mukarnasın, harimde hemen arkasında kullanılması da ayrı bir özen ve ayrıcalığıdır. Eyvanın düz taş tavanı, demir parmaklık lokmaları tam Mimar Sinan`a yaraşır niteliktedir. Zaten camiin yapıldığı 1572 tarihi de Mimar Sinan`ın doruktaki konumuyla özdeşleşmektedir.

Foto 42

Behram Paşa Camii mihrab ve minberi

Foto 43

Behram Paşa Camii iç görünüm

foto 44

foto 45

Behram Paşa Camii minber ve çini süslemeleri

Foto 46

Behram Paşa Camii iç görünüm

Her yan eyvanın birer mihrabı bulunmaktadır. Bunlardan başka, son cemaat yerinde iki mihrap daha vardır. Böylece mihrap sayısı dokuzu bulur. Behram Paşa Camii’nin harimdeki taştan mihrabı, özellikle minberi külâhına değin bezenmiştir.

Behram Paşa Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında "Behram Paşa Camii ve Şadırvanı"adı ve 21.00.01/010 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

Arsa alanı 1500 m², cami alanı 500 m² ve cemaat kapasitesi 700 kişidir. Tek şerefeli tek minareye sahip Behram Paşa Camii’nin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Minaresi 5 Mayıs 1928’de yıldırım isabeti yüzünden hasar görmüş, bir yıl sonra aslına uygun şekilde onarılmıştır. 2002 yılıda kubbe kurşunları ve nakışları yenilenmiştir.

4. ÇAĞAL (ÇAĞALOĞLU) CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Çakal (Çağal) Mahallesi, Yıldırım Sokak’ta bulunan caminin, 1581 yılında dönemin Valisi Çağalazâde Yusuf Sinan Paşa veya 1604 senesinde Diyarbakır valiliği yapan oğlu Mehmed Paşa tarafından yaptırdığı ve onlara nisbetle bu ismi aldığı tahmin edilmektedir. Bu mescid ve bulunduğu mahalleye halk, “Çağal” yerine kullanım kolaylığından olsa gerek “Çakal” demektedir. Caminin, 1896–1902 yıllarında da halk tarafından “Çakal Mescidi” adı ile bilindiği ve bu tarihlerde yıkık bir halde iken dönemin valisi Mehmed Halid Bey tarafından mükemmel şekilde inşa edilerek yeniden ibadete açıldığı bilinmektedir.Arsa alanı 190 m², cami alanı 118 m² ve cemaat kapasitesi 160 kişi olan Çağaloğlu Camii’nin mülkiyeti şahsa aittir. İki kez onarım görmüştür.

Foto 49

Çağal Mescidi/Merkez Sur İlçesi

Cami avlusunda cami tapusunun adına kayıtlı olduğu Ayşe Keçeci medfûndur. Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında “Cağaloğlu Mescidi” adı ve 21.00.01/041 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır. Günümüzde caminin tarihi kimliği değişmeye yüz tutmuş, yalnız cami girişindeki üç kemer tarihi özelliği yansıtmaktadır.

5. FATİH PAŞA (KURŞUNLU) CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Kubbelerinin kurşun ile kaplı olmasından ötürü Kurşunlu diye de anılan Diyarbakır’daki ilk Osmanlı eseri olan cami, Diyarbakır`ın kuzeydoğusunda, Fatih Paşa Mahallesi, İç Sokak’ta bulunmaktadır. İçkale’nin güney kapısından başlayan yol, güneye uzanarak, bu yapı topluluğuna ulaşır. Cami, Bıyıklı Mehmed Paşa tarafından 1516–1521 yılları arasında yaptırılmıştır.

Bıyıklı Mehmed Paşa, 1516 senesinde Yavuz Sultan Selim tarafından Diyarbakır’a, buranın ilk Osmanlı valisi olarak tayin edilmiştir. İdris-i Bitlisî’nin yardımıyla Musul, Mardin ve el-Cezire’nin (Yukarı Mezopotamya) diğer beldelerini de fethetmiştir. Bu fetihler Mehmet Paşa’nın “Fâtih” olarak anılmasına sebep olmuştur. Diyarbakır’da altı sene görev yapan Fâtih Mehmet Paşa, kendi adı ile anılan bu camiyi inşa ettirmiştir. 1521 senesinde vefat ederek bu camiinin doğu yönündeki haziresine defnedilen Mehmed Paşa’nın (Bkz. Bıyıklı Mehmed Paşa) bu caminin inşası için birçok arazi ve emlakini vakfettiği bilinmektedir.

Foto 54

Fatih Paşa (Kurşunlu) Camii/Merkez Sur İlçesi

Fatih Paşa Camii’nin hemen doğu yönündeki haziresinde, Bıyıklı Mehmed Paşa’nIn kabrinin daha kuzeyinde ise Diyarbakır’ın 16. Osmanlı Valisi Özdemiroğlu Osman Paşa’nın medfûn olduğu sekizgen bir türbe bulunmaktadır (Bkz. Özdemiroğlu Osman Paşa Türbesi). Caminin kıble istikametindeki haziresinde ise kime ait olduğu konusunda bilgi edinilemeyen yıkık halde bir türbe daha bulunmaktadır. Ayakta kalan kısımlardan anlaşıldığına göre türbe, sekizgen gövdeli olup, kesme taştan yapılmıştır. Bu taş sıraları arasında iç kısımlarda enlemesine beyaz taşların da sıra halinde kullanıldığı görülmektedir. Sekizgen planlı türbenin bütün cephelerinde birer pencere açılmıştır. Üst örtüsünün nasıl olduğu konusunda bilgi bulunmamaktadır. Duvarların belirli bir düzeye kadar ayakta kaldığı türbenin, üst örtüsünün kubbe olması mümkündür.

Foto 55

Foto 56

Fatih Paşa Camii iç görünüm

Fatih Paşa Camii’nin kuzeydoğusunda bulunan avlulu iki sahınlı Şafiî bölümü ise Lâtifiye olarak da adlandırılmakta ve geçmişte medrese olarak (bk. Latifiye Medresesi) hizmet veren bu bölüm uzun süre âtıl olarak kalmış ise de, 2004 yılında onarılarak SHÇEK Kadın ve Çocuk Eğitim Merkezi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu bölüm, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında "Fatih Paşa (Bıyıklı Mehmet Paşa-Kurşunlu) Camii Şafiiler Bölümü"adı ve 21.00.01/011 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

Foto 57

Fatih Paşa Camii mihrap ve minberi

Orhan Cezmi Tuncer, duvarları çok güzel Osmanlı çinileri ile kaplı Fatih Paşa Camii’nin mimari yapısı hakkında şu değerlendirmelerde bulunmaktadır: “Yapı, Diyarbakır`daki camilerin en boyutlu ve özenlisidir. Merkezdeki kubbeyi dört ana yönde dört yarım kubbe desteklemektedir. Bu planı ile cami, cami planları gelişimi içinde önemli bir köşe taşıdır. Dört ana ayak baldaken çatkıyla birbirine bağlanırken, üstte sekizgen kasnak ve buna oturan kubbeyle dışa yansır. Sekiz pencere iç alanı yeterince aydınlatır. Harim, kare planlı; kubbeli son cemaat yeri iki yanındaki güneye bakan hücrelerle, avlu yüzünde yatay planlıdır. Caminin kuzey avlu yüzü almaşık örgülüdür. Her kemer koltuğuna, Diyarbakır`da yaygın olarak kullanılan, birer atlamalı damla ve rozetler kabartmalı olarak yerleştirilmiştir. Sekiz kolon ve başlıkları beyaz mermerdendir. Buna karşılık harim kuzey dış yüzü sıvalıdır.

Foto 58

Fatih Paşa (Kurşunlu) Camii

Caminin son cemaat yeri sekiz sütuna dayanan yedi kubbe ile örtülüdür. Minare batı uçtadır. Kare kaide siyah taştan olup üst köşelerindeki profillerle beyaz taşlı gövdeye geçilir. Minarenin batısına, iki kemerli, üstü kapalı ve kapısı az çok özenli bir türbe daha bulunmaktadır”. Minareye bitişik bu türbede lahidli iki de mezar bulunmaktadır. Şeyhzadelere ait olan bu mezarlardan birinde Şeyhzade Muhammed Bey (ö.1296/1876) medfûndur. Bu bölümündeki geçitten geçildiğinde arka bölümdeki mezarlığa ulaşılır.

Foto 59

Foto 60

Fatih Paşa Camii minaresine bitişik türbe ve son cemaat yeri

5.66 m. yüksekliğindeki taş mihrap kıble duvarından 11 cm. taşkın olup, yanlarında 12 cm.’lik sağırlık bırakan ters U çerçeve altı sıralıdır. Dışta özenli mukarnas sırasıyla görsel etkinliği arttırır. Mermer minber özenli ve görkemlidir. Köşk bölümü, şebekeleri ve özellikle mermer kapı kanatlarına oldukça emek verildiği görülmektedir. Kûfi panolar, yazılar, zengerek ve kıvrık dallarla bezenmiştir. Mihrap ve minberin cami iç hacmiyle oldukça orantılı olduğu görülmektedir. Mihrap günümüzde sağlam, orijinal yapısını büyük ölçüde muhafaza eden Osmanlı mihrabı örneklerindendir.

Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında "Fatih Paşa (Bıyıklı Mehmet Paşa-Kurşunlu) Camii"adı ve 21.00.01/033 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

Foto 61

Fatih Paşa Camii Şafîler kısmı

Arsa alanı 1800 m², cami alanı 500 m² ve cemaat kapasitesi 750 kişi olan, tek şerefeli tek minareye sahip Fatih Paşa Camii’nin mülkiyeti, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Daha önce iç tamirat geçiren cami, Vakıflar Genel Müdürlüğünce ihalesi yapılarak 23.05.2008 sözleşme tarihi itibariyle genel onarıma alınmıştır. 55

Fatih Paşa Camii, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından “Kurşunlu Camii ve Hazire” adı ile 12.06.1991 tarih ve 784 sayılı kurul kararı ile tescillenmiş ve korumaya alınmıştır.

6. HACI BÜZRÜK (BÜZÜRK) CAMİİ/MERKEZ SUR İLÇESİ

Hacı Büzürk Mescidi, Merkez Sur İlçesi, Cevatpaşa Mahallesi’nde, Yıldız Sokağında bulunmaktadır. Av­luya üstü kemerle kapanan ön girintili bir kapıdan girilir. Kuzeyde üstü betonarme tabliyeyle son­radan örtülmüş abdest alma yeri bulunmaktadır. Tek katlı, son cemaat yeri bulunan kârgir cami, dikdörtgen şeklindedir. Son cemaat yeri kapı ak­sından batıya kaçırılmış bir kolon, buna bağlı 2 kemer ile uçlarında pencereleri olan duvarlarla örülüdür.

Foto 62

Hacı Büzrük Camii/Merkez Sur İlçesi

Eksenden doğuya kaçırılan kapının sağ ve solunda harime, cami ana mekânına açılan ikişer pencere bulunmaktadır. 12,93 x 5,37 m. ölçü­lü, enine plânlı, 2 sahınlı harimi yan duvara yanaştırılanlar da dâhil 4 monolit bazalt kolon, 3 kemerle birbirine bağlanarak enine bir sıra oluşturur. Batıda sokağa açılan 2 penceresi vardır. Bunların ve güneyde sol (doğu) ya­rıda iki tane olmak üzere 4 üst (tepe) penceresi yer alır. Duvardan 4 cm. taşkın taş mihrabı bulunmakta birlikte minberi bulunmamaktadır. Siyah bazalt taşından avlu ve harim yüzü inceyonu olarak örülen mescit olabildiğince sadedir. Sadece harim kapısı basık ve lentosu almaşıktır. İnceyonu sokak kapısı dışında batı (sokak) yüzü sıralı moloz örgülüdür.

Hacı Büzürk Mes­cidinin yapılış tarihi ve yaptıranı bilinmemekle birlikte 15. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir. Hacı Büzrük Camii eski dönemlerden bu güne kadar gelen ve hala ayakta kalan mescitlerdendir.

Mescid, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında "Hacı Büzürk (Büzürük) Mescidi"adı ve 21.00.01/055 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

Foto 63

Hacı Büzrük Camii iç görünüm

Arsa alanı 500 m², cami alanı 400 m², cemaat kapasitesi 600 kişi olan Hacı Büzrük Camii’nin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Cami birkaç kez onarım görmüştür.

7. HACI MÜŞTAK (AZÎZİYE) CAMİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Hacı Müştak/Azîziye Cami, Merkez Sur İlçesi’nde, Gazi Caddesi’nin Balıkçılarbaşı ile Mardin Kapı Semti arasında, Süleyman Nazif Mahallesi’nde, Ocak Sokak ile Sait Paşa Sokağı’nın kesiştiği köşe başında bulunmaktadır.

Caminin 1591–1620 yılları arasında, Şeyh Aziz Mahmud Urmevî (Bkz. Şeyh Aziz Mahmud Urmevî Türbesi) tarafından tekkesinin yanına inşa ettirildiği tahmin edilmektedir ve ismini de Şeyh Aziz Mahmud’a nispetle almıştır. Tarihi özelliğe sahip bu mescid, 1993 yılına kadar yıkık ve harabe bir halde uzun süre ibadete kapalı kalmıştır. Fakat 17.03.1993 tarihinde arka haziresinde bulunan iki eski ev, cami ve avluya katılarak cami onarılmış ve yeniden ibadete açılmıştır. Azîziye diye isimlendirilen cami, 1993 yılından sonra Hacı Müştak adıyla tanınmaya başlanmıştır. Hacı Müştak Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında “Şeyh Azizi Urmevi (Aziziye) Camii” adı ve 21.00.01/016 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

Foto 64

Hacı Müştak (Azîziye) Camii/Merkez Sur İlçesi

Caminin orijinal halinin, ahşap kirişli, toprak damlı ve duvarların da bazaltan olduğu anlaşılmaktadır. Yarım sekizgen plânlı mihrap girintisini üstünde 7 sıralı mukarnas dizisi ve 3 dilimli kemer örter. Sokağa ba­kan batı duvarında her şahında altlı üstlü birer penceresi vardır.

Foto 65

Hacı Müştak Camii iç görünüm

Caminin arka haziresinde Osmanlıca kitabelerinden kime ait oldukları tespit edilebilen üç mezar bulunmaktadır. Bu mezarlarda Hacı Abdurrahman Hayırağazade, Müftü Hacı Halil Efendi (ö. 1243) ve Hacı Halil Efendi’nin kız torunu Rukiye Hatun medfûndur.

8. HANÇERİ GÜZEL CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Hançeri Güzel Camii, Merkez Sur ilçesi, Lalebey Mahallesi Uçak Sokak’ta bulunmaktadır. Cami yanında, camiye de ismini veren halk arasında sahabe olduğuna inanılan ve Hançer-i Güzel olarak adlandırılan eizze-i kiramdan Hançer Güzâr medfûndur (Bkz. Hançeri Güzel Türbesi).

Foto 68

Hançeri Güzel Camii iç görünüm

Caminin arsa alanı 450 m², cami alanı 300 m² ve cemaat kapasitesi 450 kişidir. Caminin, 1896–1902 yıllarında Hüsameddin Mescidi adı ile tanındığı ve bu tarihlerde yıkık bir halde iken dönemin valisi Mehmed Halid Bey tarafından yeniden inşa edilerek ibadete açıldığı bilinmektedir. Caminin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Günümüzde cami, tarihi özelliğini, özellikle 1956 yılında yapılan eklemeler ve orijinaline uygun olmayan onarımlar sonucunda büyük ölçüde yitirmiş görünmektedir.

9. HANZÂDE CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Hanzâde Camii, Merkez Sur İlçesi’nde İskender Paşa Mahallesi, Telgrafhane Sokak’ta bulunmaktadır. Arsa alanı 350 m², cami alanı 350 m² ve cemaat kapasitesi de 425 kişi olan Hanzâde Camii’nin mülkiyeti şahsa aittir. Caminin, 1896–1902 yıllarında yıkık bir halde iken dönemin valisi Mehmed Halid Bey tarafından yeniden inşa ettirilerek ibadete açıldığı bilinmektedir. Caminin mülkiyeti bir şahsa aittir. Cami, 1970 yılında onarılmış, 1999–2000 yılları arasında ise komple yıkılarak yeniden yapılmış ve minare eklenmiştir. Günümüzde cami, orijinaline uygun yapı malzemeleri kullanılarak yapılmadığı için tarihi özelliği yansıtmamaktadır. Cami müştemilatında Kur’an Kursu da bulunmaktadır.

Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında “Hanzâde Camii” adı ve 21.00.01/032envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

10. HASIRLI CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Hasırlı Camii, Merkez Sur İlçesi’nde, Hasırlı Mahallesi Köprülü Sokak’ta bulunmaktadır. 160 Kişilik cemaat kapasitesine sahip, mülkiyeti şahsa ait caminin arsa alanı 260 m², cami alanı ise 120 m²’dir.

Evliyâ Çelebi, Seyahatnâmesi’nde camiyi kimin yaptırdığının bilinmediği ifade edilmektedir. Kesme taştan yapılmış basit görünümlü bir camidir. Cami avlusunda halk arasında “Hasırlı Baba” diye isimlendirilen bir şahıs medfûndur. Cami, Hacı Hüzni Taşkıran tarafından bitişiğinde bulunan arsanın da cami avlusuna eklenmesi sonrası 1964 yılında orijinaline uygun olmayan bir şekilde betonarme olarak yeniden yapılmıştır. Bu nedenle tarihi özelliğini koruyamamıştır. Cami müştemilatında medrese olarak kullanılan bir kısmın da bulunduğu kaynaklarda belirtilmiştir.

Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında “Hasırlı Mescidi” adı ve 21.00.01/053 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

11. HOCA AHMED (AYNÎ MİNARE) CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Hâce/Hoca Ahmed ve Aynî Minare adıyla da bilinen cami, Diyarbakır`ın güneybatısında Abdaldede Ma­hallesi’nde, Behram Paşa Camii’nin 120 m. kadar güne­yinde bulunmaktadır. Tek katlı, tek minareli kârgir bir yapı olan caminin, 904/1498 tarihinde Şirazlı Hâce Ahmed tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Hoca Ahmet Cami, 1982 yılında Nuri Onur tarafından onartılmıştır.

Foto 69

Hoca Ahmed Camii/Merkez Sur İlçesi

Avluya, doğu yönde, son cemaat yerine bitişik basık kemerli, nişli kapı­dan girilir. Minaresi, kare kaideli, sekizgen gövdeli; demir parmaklıklı şerefesi ve peteğin kapı kesimi siyah bazalt taşından olup yukarısı beyazdır. Son cemaat ye­rindeki kubbeli kısımlar yıkılmış, onarılırken düz bir tavan ile kapatılmış, bu şekilde son cemaat yeri orijinalliğini kaybetmiştir.

Foto 70

Hoca Ahmed Camii/Merkez Sur İlçesi

Cami ana mekânı, harimi 2 bölümden oluşmaktadır. Kuzey bölümü tonozludur. Yanlarda birer penceresi var­ken, solda güneye açılanın simetriği yoktur. Buna dik ola­rak saplanan tonoz örtülü kesim ya­naşırken ters T plân oluşur. Güney köşeler birer pencere sığacak kadar pahlandığı için kenarları eşit olmayan ya­rım sekizgen plâna dönüşür. Mihrap ve minberin sığması için güney kenar, köşelerden uzun tutulmuştur. Doğu ve batı yönde birer pencere daha vardır. Bu bölümün biraz daha basık tutulan tonozunun kuzeydekine saplandığı görülüyor.

Cami avlusunun kuzey duvarı dibinde bulunan 1311/1893 tarihli mezar taşından, burada Hacı Ömer isimli bir kişinin medfûn olduğu anlaşılmaktadır. 1186/1772 tarihli kitabesi okunamayan mezarda ise Hacı Ömer Efendinin kardeşi medfûndur.

Cami müştemilatında bulunan bölümün bir dönem Hâce Ahmed Medresesi olarak hizmet verdiği bilinmektedir. Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında "Hoca Ahmet (Ayni Minare) Camiii"adı ve 21.00.01/026 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

12. HÜSREV PAŞA CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Hüsrev Paşa Camii, Merkez Sur İlçesi’nde Cemal Yılmaz Mahallesi Çukurlu Sokak’ta, Mardin Kapı yakınında, Deliller Hanı’nın arkasında bulunmaktadır. Cami orijinalinde, Diyarbakır’ın ikinci valisi olan Hüsrev Paşa tarafından 1521–1528 tarihleri arasında Hüsreviyye Medresesi olarak yaptırılmış fakat 1728 tarihinde silindirik bir minare eklenerek dershane kısmındaki mescid, cami haline getirilmiştir. Kuzeydeki medrese portalinden yapıya girilmekte, sağ ve sol taraflarda medrese odaları yer almaktadır. Ana girişin tam karşısında ise caminin giriş kapısı yer almaktadır. Kasnak ve belirgin kubbesi olan orta alan yanlara tonozlarla uzanırken, yarım sekizgeniyle güneye de taşarak ters T tipini oluşturduğu görülmektedir.Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi’nde caminin gayet sanatlı ve şirin olduğunu ifade etmektedir.

Foto 71

Hüsrev Paşa Camii ve Medresesi arka kısmı/Merkez Sur İlçesi

Cami kısmı ve medrese, 1966 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce esaslı bir onarıma tabi tutulmuştur. Medresenin mescit kısmı bugün cami olarak kullanılmakta, bir dönem Vakıflar Bölge Müdürlüğünce öğrenci yurdu olarak kullanılan medrese kısmı ise günümüzde kullanılmamaktadır (bk. Hüsreviyye Medresesi).

Hüsrev Paşa Camii’nin güney bahçesinde lahidli bir mezar bulunmaktadır. Kitabesi silik olduğundan burada kimin medfûn olduğu bilinmemekle birlikte, kitabedeki 1018/1609 tarihi okunabilmektedir. Lahdin etrafındaki yazılar celi-sülüs hattın en güzel örneklerinden biridir.

Hüsrev Paşa Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında "Hüsrev Paşa Camii ve Medresesi"adı ve 21.00.01/015 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

Foto 72

Hüsrev Paşa Camii/Merkez Su İlçesi

Cami, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından “Hüsrev Paşa Camii ve Hazire” adı ile 12.06.1991 tarih ve 782 sayılı kurul kararı ile tescillenmiş ve korumaya alınmıştır.

Foto 73

Hüsrev Paşa Camii iç görünüm/Merkez Sur İlçesi

Arsa alanı 350 m², cami alanı 150 m² ve cemaat kapasitesi 225 kişi olan tek şerefeli tek minareye sahip cami ve medresenin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Cami kısmı, 1984 yılında tamirat görmüştür.

13. HAZRETİ ÖMER CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Daha çok Hz. Ömer Camii olarak bilinmekle birlikte kaynaklarda Ömer Şeddad Cami olarak da zikredilen caminin yapım tarihi ve yaptıranı kesin olarak belli değildir. Gerek halk arasında, gerekse Osmanlı dönemine ait belgelerde caminin Hz. Ömer tarafından yaptırıldığı kanaati yaygın ise de Hz. Ömer’in buraya gelmediği dikkate alınarak, Âmid’in fethinden (18/639) sonra Mardin Kapı’nın sağındaki burç içerisinde, burada bulunan sütun ve başlıklardan yararlanılarak Hz. Ömer’e ithafen yapılmış olduğu veya vaktiyle orada yan yana bulunan üç kapının ikisinin girişlerinin Nisanoğulları döneminde (1141–1183) kapatılarak oluşturulduğu tahmin edilmektedir. Mardin Kapı’nın batı açıklığının örülmüş bölümü üzerinde yer alan 1145–55 tarihli kitabede, Hz. Ömer Camii’nin, Nisanoğulları döneminde, Nisanoğlu Ahmed oğlu Ebu (…) Ali el-Hasan tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Diyarbakır İl Müftülüğü Cami Kütük Defteri’nde ise yapılış tarihi 545/1150 verilmektedir.

Foto 74

Hazreti Ömer Camii/Merkez Sur İlçesi

Cami harimi, doğu batı doğrultusunda enlemesine dikdörtgen bir planlamaya sahiptir. İç mekân üç bölümden oluşmaktadır. Mekân ortada oval, yanlarda yarım küre formlu birer kubbe ile kapatılmıstır. Konumundan dolayı düzensiz bir mimari yansıtmaktadır. Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında "Hz. Ömer (Şeddad) Camii"adı ve 21.00.01/024 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

Foto 75

Hazreti Ömer Camii iç görünüm/Merkez Sur İlçesi

Arsa alanı 270 m², cami alanı 120 m² ve cemaat kapasitesi 350 kişi olan Hz. Ömer Camii’nin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Cami, 1991–1992 yıllarında onarım görmüştür.

14. HAZRETİ SÜLEYMAN CAMİİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)

Hazreti Süleyman Camii, Merkez Sur İlçesi, Saray Kapı yanında bulunmakta ve Nasıriyye, Murtaza Paşa, Kale ve Hâlid b. Velid Camii isimleri ile de anılmaktadır. Minare üzerindeki kitabeye göre 555/1160 tarihinde Nisanoğulları döneminde, Cemalüddevle ünvanlı Nisanoğlu Kemaleddin Ebu’l-Kâsım Ali (1156–1179) tarafından yaptırılmıştır. Mimarı muhtemelen Diyarbakır’daki Nisanoğlu dönemi yapılarında adı geçen Hibetullah el-Gürgani’dir. Evliyâ Çelebi, caminin, fetih sonrası inşa edilen ilk cami olduğunu belirtmektedir. Önemli bir ziyaret yeri olması yüzünden camiye her devirde eklemeler yapılmış olması mümkündür. Çeşitli devirlerde onarılan cami, Osmanlı döneminde, 1631 tarihinde Silahdar Murtaza Paşa tarafından tamir ettirilmiş, cami yanına da bir çeşme ile beş tuvalet eklenmiştir. Hazreti Süleyman Camii, son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce genel onarımdan geçirilmiştir

İçkale’de surlara bitişik olan bu cami Selçuklu tarzında olup minaresi ise Arap üslubunda yapılmıştır. Kare planlı minare, üç ara silmeyle daralmadan yükselmektedir. Ulu Cami ve Şeyh Matar camilerinin de minareleri kare planlı ve bazalttandır.

Foto 76

Hz. Süleyman Camii/Diyarbakır-Merkez

Camideki süslemeler bazalt ve kalker üzerine oyma ve sgrafitto tekniğinde; aşhap üzerine ise boyama tekniğiyle oluşturulmuştur.

Cami müştemilatında bulunan “Sahâbîler Türbesi” hakkında XIX. Yüzyıla ait belgelerde herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır (Bkz. Sahâbîler Türbesi).

Metin Sözen, Diyarbakır`da Türk Mimarisi isimli eserinde cami hakkında şu bilgileri vermektedir: “Yapının neredeyse tamamı taştan yapılmıştır. Yapıda ilgi çekici önemli süsleme özelliklerine rastlanmamaktadır. Yapı topluluğuna iki yerden giriş vardır. Bunlardan biri batıda, diğeri güneydedir. İki taraftan da girilince güneyde mihrabı, kuzeyde üç sütuna dayanan dört kubbeli abdest alma musluklarının bulunduğu alana varılır. Burası yaz aylarında açık namaz kılınacak yer durumundadır. Açık alanın doğusunda yer alan caminin önündeki türbe daha geç bir devirde yapılmış, yapılırken tam olarak camiye uydurulamamıştır. Caminin bitişiğinde bulunan bu türbe bölümünün içi İznik Çinileri ile süslüdür. Caminin batı duvarına bitişik olarak eklenen türbeye camiden geçitler sağlanmış, fakat yer yer örtü şekillerinde beliren kesilmelerden bu eklenen kısmın da zaman zaman değişiklik gördüğü anlaşılmaktadır.

Foto 77

Foto 78

Hazreti Süleyman Camii/Merkez Sur İlçesi

Minaresi, Diyarbakır ve çevresinde örneklerine rastladığımız gibi karedir, enine yer yer silmeler atılarak dikey görüntüsü zayıflatılmaya çalışılmıştır. Üzerindeki yazıtın varlığı minareyi 555/1160 yılına götürmektedir.

Cami kısmına, burca bitişik basık kemerli bir kapıdan girilmektedir. Bu giriş bölümünün üstünde ikinci bir kat bulunmaktadır. Kuzey tarafta ise kubbeli kısım ve şadırvan yer almaktadır. Olanakların el verdiği kadar eğimli arazi kullanılmaya çalışılmış, surla bağlantısı bulunduğundan boşluklar gerektiği şekilde doldurulmuştur. Buradan, ortada kapı, iki yanda bu kısma birer penceresi bulunan camiye girilmektedir. Bu kısmın üstü beşik tonozla örtülüdür ve üstte iki sütuna dayanan bir mahfili bulunmaktadır. Bu mahfile, minareye, doğu kısmından dışarı taşan beşik tonozlu odaya, soldaki merdivenle geçit sağlanmıştır.

Foto 79

Hazreti Süleyman Camii/Merkez Sur İlçesi

Caminin iç kısmı, mahfilli kısımla beraber, enine üç bölüme ayrılmıştır. İlk iki bölüm hemen hemen birbirine eşit olduğu halde, girişteki mahfilli kısım onların yarısı kadar düşünülmüş, hepsi de enine beşik tonozlarla örtülmüşlerdir. Bölümler ikisi duvarda, ikisi bağımsız olmak üzere dört ayağa dayanan kemerlerle ayrılmışlardır. Yalnız birinci bölümdeki dar ayakların kuzey tarafa bakan yüzleri, belirli bir yükseklikten sonra niş şeklinde biçimlendirilmiş diğerleri yalın bırakılmıştır.

T.C. Diyarbakır Müftülüğü

Diyanet İşleri Başkanlığı

Diyarbakır Valiliği

Türkiye Diyanet Vakfı

e-Arşiv

e-Resmi Gazete

e-Kütüphne

T.C. Diyarbakır Müftülüğü © Copyright 2009 Tüm hakları saklıdır. | Webmail

Site Yönetim: Abdullah DEMİR/İl Vaizi |  Yazılım ve Tasarım: Turkbim